Eski doğrulara pamuk ipliğiyle bile bağlı olmadığımız bir dünyada, kesinlik tutkusu, nevrotik bir güvenlik ihtiyacının son sığınaklarından biri olmalı. Gördük; bir doğru, dolambaçlı serüvenini yanlışlara karışarak da tamamlayabiliyor. Dinlerin, Aydınlanma'nın, eski devrimlerin tarihinden gördük. Adorno, Minima Moralia'da, "yanlış bir hayat doğru yaşanamaz" der. Bu söz, bir aczin kabullenilmesi olarak yorumlanabilir. Ama "aciz" olan sadece özne değil, özneyi de içine alan nesnedir: yanlış hayat. O zaman, Adorno'nun, başına hiçbir şey gelmeyeceği için kısırlığa, evde kalmaya mahkûm doğruların güvenliği içinde soyutlaşmaktansa, yitip gitmek pahasına hareket eden, sağa sola savrulan, değişme ve değiştirme hakkını saklı tutan açık bir felsefeyi savunduğu da söylenebilir.