Günaydın. Çaresizlik ne fena. Ne yapacağını bilemiyor insan; sanki her şeyi yitirmiş, bütün çıkar yollar tükenmiş... Böyle anlarda Kızıl Damga'yı hatırlamalı: "Sırtında, gönlünde taşıdığın yükü üstlenmiş olduğun yere bırak, onunla artık uğraşma! Her şeye yeniden başla!" Önümüzde uzun bir gelecek var sevgili okur. Gülümseyin ve var olun
#biryudumkitap
Çoğumuz büyük telaşların içinde yitip gidiyoruz. Bir dünya kurmuşuz kendimize, başka dünya tanımıyoruz. Bile bile, göre göre kendi kendimize set çekiyoruz. Sebep? Hiç. Calvino, "İnsan, sevginin ulaştığı yere kadar gider, bizim koyduklarımızın dışında sınırları yoktur." der. O vakit, sınırları kaldırmalıyız sevgili okur. Sevgiyle büyümeli dünyamız.
Bu nasıl karanlıksa her yeri sarıvermiş. Kaçmak istese kaçamıyor, yıkmak istese gücü yetmiyor insanın. Ne yapsa ne etse bir çıkar yol bulamıyor işte. Abasıyanık "Lüzumsuz Adam"da, "Gitmeli, uzaklaşmalı, hiçbir şehirde durmamalı." diyor. Belki de en sona giderek en baştan başlamak gerek sevgili okur. Bu ömürden sonra bizlere bir ömür daha gerek.*
Ne vakit birilerine, bir yerlere, bir şeylere bağlansak kaybediyormuşuz gibi geliyor. Ya da sevdiğimiz hâli kalmıyor o "şey"lerin. İnsanlar garipleşiyor, şehirler mahvoluyor. Er ya da geç. "Iza'nın Şarkısı" hatırlıyoruz sonra: "Niçin sevilen varlıkların yitirilmesi gerekiyor?" Belki de bu asrın tabiatı böyledir sevgili okur. Canımız sıkılıyor. Var olun.
#biryudumkitap