Shafa Mammadzada

Bölgeyi terk eden bütün kuşlar nereye göçtü acaba? Gökyüzündeki åfetler göğün en soylu sakinlerine varıncaya dek her şeyi mahvetmiş. Keklikler, sülünler, dağ horozları Strasbourg sofralarının ihtişamlı parçaları o kadar az bulunur olmuş ki gelecek kuşakların artık onları hiç yiyemeyeceğinden korkuluyor... İnsanın aklını kaçırtacak, belki de dans ettirecek bir durum bu!
Sayfa 87·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
- Nasılsın? - Sevinçler küçücük ama acılar uçsuz bucaksız.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Cemaatin günlük yaşamını iyileştirmekten ziyade kendi imtiyazlarını savunmakla meşgul olan piskopos, görevini kalpsiz ve merhametsiz bir biçimde sürdürüyor, erkeklerle kadınları aynı kefeye koyuyor, buhur kokuları içinde, hiç kimsenin anlamadığı Latince cümlelerle devam ediyor. Cemaatten birçokları dalgın dalgın kafalarını havaya kaldırıp kenarlardaki çiçek tasvirleriyle oyma dallara bakıyor. Solgun bakışlı fildişi bir tanrının karşısında, şaşkın sevinçler ve gizemler içinde, iyi kalpli faniler bir şey olmasını beklerken sabırla sıkılıyor gibiler.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Dökme demir bir kapıdan geçince, iki yanı mezarlarla dolu bir yol boyunca, mevtanın tabuta çarpma seslerini duyan birkaç matemli, tabutun kenar tahtalarına çarpan naaşın temposuna uyarak ayaklarını yere vurmaya başlıyor. Kimileri bunu davul sesi olarak algılayıp bir çağrı hissediyorlar. Bir kas cinnetine kapılarak kollarını sallamaya başlıyorlar ve cenaze töreninin sonu dansa davete varıyor.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Çini karonun malzemesi kalkıp da 'Benim vazo olmam gerekirdi!' demez. Her şeyin başı sonu olan Tanrı insanların her biri için neyin uygun olduğunu bilir. Eğer uygun görseydi hep kokulu güller yaratırdı ama araya devedikenlerini karıştırmayı tercih etti ki adaletinin ağırlığı hissedilsin. Sefalete gelince, Tanrı'nın bir lütfudur o."
Sayfa 26·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı