Sameen Shaw

Sameen Shaw
@Shaw99
Ve körfeze bakan Doktor Rieux, Lucretius'un sözünü ettiği ve hastalığın şaşkına çevirdiği Atinalıların denize karşı yığdıkları şu odunları düşünüyordu. Gece boyunca buraya ölüleri taşıyorlarmış, ancak yer yetmiyormuş ve hayatta kalanlar sevdiklerinin cesetlerini koruyabilmek için, onları bırakmaktansa kanlı kavgalara girişerek, ellerindeki meşalelerle birbirlerine vuruyorlarmış. Dingin ve karanlık suların karşısında kızaran odunlar, kıvılcımların çıtır çıtır çıtırdadığı gecenin içindeki o meşale kavgaları ve tetikte duran göğe doğru yükselen zehirli, yoğun dumanlar düşünülebilirdi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Akıl, yürek ve tenle birbirine bağlanan varlıklar, on sözcüklük bir telgrafın büyük harflerinde o eski birlikteliğin işaretlerini arayacak hale geldiler. Ve bir telgrafta kullanılabilecek kalıplar çabuk tüketildiğinden uzun, ortak yaşamlar ya da acılı tutkular çok geçmeden, 'İyiyim. Seni düşünüyorum. Sevgiler' türünden belli aralıklarla yinelenen hazır kalıplarla özetlenir oldu.
İşte o andan sonra hapsedilmişlik konumumuza yeniden dönüyorduk, artık yalnızca geçmişimiz vardı ve aramızdan bazıları geleceği yaşamaya eğilimli olsa bile, hayal gücünün kendisine güvenenlerde açtığı yaraları görerek hemen, en azından ellerinden geldiğince çabuk, bundan vazgeçiyorlardı.
O zaman cesaretlerinin, iradelerinin ve sabırlarının yıkımı öyle ani oluyordu ki kendilerini bu çukurdan asla çıkamayacakmış gibi hissediyorlardı. Bunun sonucu olarak, özgür kalacakları süreyi hiç düşünmemek, geleceğe hiç yönelmemek ve bir bakıma, gözlerini yerden başka yöne çevirmemek zorunda kalıyorlardı. Ancak doğal olarak bu acıyı kandırma ve mücadeleye girmemek için kendini çekme yöntemi, bu sakınımın ödülü beklendiği gibi çıkmıyordu.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Yaşadıkları şimdiki zamana karşı sabırsız, geçmişlerine düşman ve geleceği elinden alınmış olarak insan kaynaklı adaletin ya da nefretin parmaklıklar akasında yaşamaya mahkum ettiği kişilere benziyorduk biz de.