Okumak iki ruh arasındaki âşikañe bir mülakat...
OKUMADIĞIN GÜN KARANLIKTASIN...
》》 HAVF ve RECÂ 《《
》》 AMOR FATİ 《《
Okuyup, anlayıp, bilmek gerek ... Zira insan en çok bilmediğine düşmandır...
...
Önemli olan nasıl anlattığındır.
" Ne anlatırsan anlat . Ne anlattığın pek önemli değildir. Bir kaşığı öyle anlatırsın ki herkes pürdikkat seni dinler ... "
Yanlış yapmadan, doğruyu bulamazsın evladım!
" Önce hata yapmayı öğrenebilirsin ! Herkesin hata yapmaya korktuğu bir yerde , sen yanlış yaparak da doğrulara ulaşabilirsin . "
Mert Arık hocamızın yine mükemmel bir akış ile okuyucularına sunduğu kitabımız , çocuklarımızın hayal gücünü depreştiren üslup ile bir çırpıda okunup bitirilecek bir eser.
Eserimizin başkahramanı olan Rüya isimli kızımızın çok sevdiği babaannesinin bir akşam salçalı makarna yerken vermiş olduğu bir karar ve bu kararın tren ile dünya turu yapmak olması... :)
Babaannesi emekli bir öğretmen . Kafasına koyduğu her işi yapmaya kabil ...
Bababamnesini cok seviyor ruya . Bi ara babaannesinin örgü hastalığına tutulduğunu anlatır . Gelen giden herkese ve her seye örgü ördüğünü anlatir . Tren ile Dünya turu yapacağına ilk etapta kimse inanmaz . Ancak babaanne bu . Kafasına koyduğunu yapacak elbet. Rüya babaannesinin gitmesini hiç istemez . Hatta bunun için trenin gecikmesini ister. Gelmemesi yönünde hayaller kurar . Mesela tren ray değiştirse, gelmese, uzaya gitse vs.
Trene binerken valizini açar. Valizinde yok yoktur.
Valizden bir ayva çıkarır ve onun cok özel bir ayva olduğunu , onunla her şey yapabileceğini söyler.
Daha tam ayrıntılı soracakken rüya istasyon şefi yolcuların binmesini ister ve babaanne gider ...
Rüya ayvayı ne yapabilirim diye düşünüp durur. Kız kardeşine sorar , hapur hupur yenebilir anca bu ayva . Onun dışında ne olabilir ki diye düşünürler.
Rüyanın babası annesinin ayva vermesine sasirmamisti . Cunku annesinin türlü cilginliklarına alışkındı.
Mesela Kaşık koleksiyonu vardı annesinin. Kaşıkolog olmuştu bi ara ve gelen giden herkese farklı türde kaşıkların tarihini anlatıyordu.
Bi ara bir sabah uyanıp sakızcı olmaya karar vermişti. Ve cakkıdı cakkıdı dükkanı açmıştı. Icinde türlü türlü aromada sakızların bulunduğu bir sakızcı dükkanı .
İşlerin cok güzel işlediği zamanlar olmuştu ve babaanne bu işten sıkıldığını dile getirip dükkanı kapatmak