Sitâre... Derviş Yunus Deyişiyle...

Sitâre... Derviş Yunus Deyişiyle...
Okumak iki ruh arasındaki âşikañe bir mülakat... OKUMADIĞIN GÜN KARANLIKTASIN... 》》 HAVF ve RECÂ 《《 》》 AMOR FATİ 《《 Okuyup, anlayıp, bilmek gerek ... Zira insan en çok bilmediğine düşmandır... ...
Gökhan Özcan Marcel Proust, sevgiye hangi açıyla bakmamız gerektiğine dair ufuk genişletici bir parantez açıyor: “Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.” Bir şeyi gerçekten sevebilmek onun bize göründüğü haline ram oluşumuzla mümkün... Ona kendimizden sözler, davranışlar, değişimler, istikametler katmaya çalışırsak, hem sevdiğimizi hem sevgimizi hem de kalbimizi kaybederiz. “Kalbin varsa seversin” dedi meczup, “sevemiyorsan sineni yokla!”
Edebiyat ve Şiir
Reklam
Victor Emily Frankl İkinci dünya savaşında toplama kamplarına tıkılan Musevi bir doktor. O, toplama kamplarında şöyle bir şey gözlemliyor. Bazı insanlar çok çabuk pes ediyor ve erkenden ölüyorlar, bazı insanlarsa direnip kamptan sağ çıkmayı başarıyorlar. " Kim sağ çıkıyor? " diye bir bilim insanı kafasıyla bakıyor insanlara ve incelemeye çalışıyor. Kamptan sağ çıkanların ümit ve anlam duygusuna sahip olanlar olduğunu fark ediyor . Yaşadıklarından anlam çıkarabilen, bunun üzerine tefekkür eden , bunları aşabileceğine dair ümit taşıyanlar , tüm olumsuz şartlara rağmen kolay kolay ölmüyorlar. Frankl, çıkarımları üzerinden, " logoterapi" adında anlam eksenli bir psikoterapi ekolü üretiyor ve insanın temel meselesinin ANLAM AÇLIĞI olduğunu söylüyor...
Sayfa 209·Kitabı okudu
Eğitim İnsan Toplum
Şimdi bulabildiğim tüm soru cümlelerini üst üste yığıp, bulabildiğim en merhametli cevabın dizlerine yaslamak istiyorum başımı.  Bulabildiğim en müşfik cümlenin önünde bir an olsun düşünmeksizin iyiden iyiye bitik, yorgun vücudumu yere bırakmak istiyorum.  Uzanmak ve hangi günahtan kalma olduğunu kestiremediğim acıların yorgunluğunu bir parça olsun üzerimden atmak istiyorum.  Uyumalıyım. Hayatımın parçalarını nasıl bir araya getirebileceğim konusunda en küçük bir fikrim bile yok.  Nerden başlamalı ki?  Başı ve sonu iç içe geçmiş bir hikayede ortaya çıkacağı anı karıştırmış bir kahraman gibiyim.  Nerede ortaya çıksam yanlış karedeyim. Kalbimden neler geçtiğini, kafamda biriktirdiklerimi, tasarladığım her şeyi bildiğini düşünüyorum.  En azından tüm bunları hissettiğini.  Belki de böyle bir beklenti benimkisi.  Çünkü bunları sana asla söylemeyeceğim.  Asla söyleyemeyeceğim. Oysa o kadar dilimin ucundalar ki... Rüzgar esse düşecekmiş gibi, gözlerime baksan, giderken başını bir kez geriye çevirsen, ağzımdan dökülüverecek kadar dilimin ucunda. 
Şiir
Her hazanın bir baharı var , ruhumuzu gamla, kasvetle doldurmayalım. Ne olursa olsun Cenab-ı Hak " Ol" der ve olur , ümitvar olalım...
Sayfa 190·Kitabı okudu
Eğitim İnsan Toplum
Annenin ve babanın halleri ve sözleri bir çocuğun ruhuna ilmek ilmek dokunuyor . Bir çocuğun karakterini , dünyaya bakışını , seciyesini o dokuyor .
Sayfa 189·Kitabı okudu
Eğitim İnsan Toplum
Reklam