Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz. Artık hepimiz hız tarikatının müritleriyiz, Sabbah’ın fedaileri gibiyiz.
“Ne içindeyim zamanın/ Ne de büsbütün dışında/ Yekpare, geniş bir ânın/ Parçalanmaz akışında” Ânı yaşamayı bilmek büyük meziyet. Bugünün hakkını verebilmek.
Ruh halimiz zamanı nasıl yaşadığımızı birebir etkiliyor. Sözgelimi çökkün bir insan geçmişe saplanıp kalıyor, tedirgin insanlar gelecekteki olumsuz olayların beklentisiyle bugünü kendilerine zehir ediyor.