III. Murat'ın Son Dönemi:
Eski bir Osmanlı halk destanı esasen Osmanlı Devlet kavramına ışık tutar. "Derviş Sarı Saltuk, Osman Gazi'ye şu öğüdü verir: Adil ol yan tutma; yoksulun ahını alma; uyruklarına kötü davranma ...Kadı ve valilerini denetle ki iktidarda kalasın ve uyruklarının bağlılığını yitirmeyesin.
Bu sözler III. Murat dönemi için çok büyük anlamlar taşımamaktadır. Gerçi III. Murat devrinde Osmanlı İmparatorluğu yine ihtişamını ve muazzamlığını koruyordu ancak, bu büyük ölçüde onun seleflerinin marifetiydi ve öylesine bir sistem kurmuşlardı ki, imparatorluk çok uzun bir müddet varlığını sürdürmüştü. Ancak yine de imparatorluğu zayıflatan ve onu eski ihtişamından yavaş yavaş uzaklaştıran inhitâtın (çöküş) mikropları Osmanlı Devleti bünyesine girmeye başlamıştı. İlk hastalık belirtileri de III. Murat'ın saltanat döneminde başlamıştı. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir: Sultan Murat'ın para müptelalığından dolayı ilk defa rüşvet alması, kadın tutkusundan dolayı harem kadınlarının devlet işlerine kolayca karışabilmelerine ve padişahı etkileyebilmelerine olanak sağlayan bir Kadınlar Saltanatının kurulması, akçe tağşişi nedeni ile yeniçerilerin ve sipahilerin ilk defa saraydan insan istemesi, batıl inançların devlet siyasetinde amil olmaya başlamasıdır.(3 Nisan 1589'da Osmanlı tarihinde ilk kez yeniçeriler saraydan öldürülmesi için insan istemeye başlamışlardı.)