Şehnaz Altun Keleş

Şehnaz Altun Keleş
@Shenaz
III. Murat'ın Son Dönemi: Eski bir Osmanlı halk destanı esasen Osmanlı Devlet kavramına ışık tutar. "Derviş Sarı Saltuk, Osman Gazi'ye şu öğüdü verir: Adil ol yan tutma; yoksulun ahını alma; uyruklarına kötü davranma ...Kadı ve valilerini denetle ki iktidarda kalasın ve uyruklarının bağlılığını yitirmeyesin. Bu sözler III. Murat dönemi için çok büyük anlamlar taşımamaktadır. Gerçi III. Murat devrinde Osmanlı İmparatorluğu yine ihtişamını ve muazzamlığını koruyordu ancak, bu büyük ölçüde onun seleflerinin marifetiydi ve öylesine bir sistem kurmuşlardı ki, imparatorluk çok uzun bir müddet varlığını sürdürmüştü. Ancak yine de imparatorluğu zayıflatan ve onu eski ihtişamından yavaş yavaş uzaklaştıran inhitâtın (çöküş) mikropları Osmanlı Devleti bünyesine girmeye başlamıştı. İlk hastalık belirtileri de III. Murat'ın saltanat döneminde başlamıştı. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir: Sultan Murat'ın para müptelalığından dolayı ilk defa rüşvet alması, kadın tutkusundan dolayı harem kadınlarının devlet işlerine kolayca karışabilmelerine ve padişahı etkileyebilmelerine olanak sağlayan bir Kadınlar Saltanatının kurulması, akçe tağşişi nedeni ile yeniçerilerin ve sipahilerin ilk defa saraydan insan istemesi, batıl inançların devlet siyasetinde amil olmaya başlamasıdır.(3 Nisan 1589'da Osmanlı tarihinde ilk kez yeniçeriler saraydan öldürülmesi için insan istemeye başlamışlardı.)
Sayfa 86·Kitabı okudu
Reklam
Nurbanu Sultan'ın Haleflerine Oluşturduğu Paradigmalar: Nurbanu Valide Sultan kendinden sonraki valide sultanlar için bir takım paradigmalar (değerler dizisi) oluşturdu. Padişahın annesine Valide Sultan denilmesi resmi olarak ilk defa III. Murat'ın padişahlığı sırasında olmuştur. Daha önceleri padişahın annesi; "Padişah X'in Annesi" veya "Mehd-i Ulya" ya da "Sedef'-i Dürr-i Saltanat" gibi deyimlerle anılırdı. Valide Sultan resmi unvanının kullanılması ile birlikte Nurbanu Sultan ve halefleri en üst düzeydeki devlet görevlileri arasına girmiş oldu. Bu unvanın altında yatan anlamlara bakıldığında: Padişahın annesinin ne derece üst seviyede olduğunu, annesinin padişah olan oğlundan ayrı meşruiyet hakkı olduğunu ve ona tâbi olmadığını göstermesi bakımından önemliydi. İkinci bir paradigma ise; Valide alayı olarak bilinen padişahın annesinin ve maiyetinin Eski Saray'dan Yeni Saray'ın harem dairesine getirilmesi ilk olarak III. Murat'ın padişahlığında Nurbanu Valide Sultan ve maiyeti için yapılan geçiş töreni ile birlikte başladı ve sonrasında da bir gelenek haline geldi. Oluşan üçüncü paradigma ise; Valide Nurbanu ile başlayan iki minareli selatin camii yaptırımı ondan sonraki Valide Sultanlar tarafından da yaptırılmaya devam edilmesi idi. İki minareli selatin camileri, sultanlara has bir ayrıcalıktı. Ancak Nurbanu Sultan'ın da bu ayrıcalığı elde etmesi onun ne derece etkili olduğunu ve oğlu üzerinde ne derece nüfuz oluşturduğunu göstermektedir. Haleflerinin de aynı ayrıcalıklara sahip olmaları bir ölçüde Nurbanu Sultan'ın oluşturduğu modelden, paradigmadan kaynaklanmaktaydı. Yine Nurbanu Sultan'ın oluşturduğu bir başka paradigma ise; padişahların validesinin cenazesi sırasında sarayda kalma adetinin aksine III. Murat'ın annesinin cenaze töreninde bulunması ve annesinin
Sayfa 79·Kitabı okudu
Sultan III. Mehmet'in, dedesi II. Selim, babası III. Murat ve kendinden sonra tahta geçen oğlu I. Ahmet'den farklı olarak hasekisi yoktu. Ayrıca oğullarını sancaklara göndermeyerek, şehzadelerin sancağa gönderilme geleneğini de ortadan kaldırmıştı. III. Mehmet'in bir hasekisin olmayışı ve çok cariyeliği tercih etmesinin nedenleri arasında Safiye Sultan'ın teşebbüslerinin rolü büyüktür. Sultan III. Mehmet üzerine büyük bir nüfuzu olan Valide Safiye Sultan, onu oğullarından ve onların annelerinden herhangi birine özel bir statü vermesinden alıkoymuştur. Eğer oğullarından birine varislik konusunda ayrıcalık verdiği taktirde onun validesini de ayrıcalıklı konuma yani hasekilik makamına getirmiş olacaktı. Oldukça akıllı ve kurnaz olan Valide Safiye Sultan hem kendi nüfuzunu bir diğer kadın ile yani gelini ile paylaşmayacak hem de oğlunun saltanatını güvence altına almış olacaktı. Çünkü şehzadeye politik bir ayrıcalık verildiği taktirde padişah babası için tehlike arz edebilirdi. Ayrıca ona verilen ayrıcalık validesini de güçlü konuma getirebilir ve bu da Valide Safiye Sultan'ın hâkimiyetini gelini ile paylaşmasına neden olabilirdi. Bu sebeple III. Mehmet'in baş kadını olmayı başarmış olan Handan Sultan, kayınvalidesi Safiye Sultan'ın gölgesinde yaşamak zorunda kalmıştı. Valide Safiye Sultan gelinine hâkimiyet alanı bırakmamış, onun tarihe silik bir kadın karakteri olarak geçmesine neden olmuştur.
Sayfa 98·Kitabı okudu
III. Murat'ın ölümünün ardından tahta geçen III. Mehmet, iradeyi büyük bir ölçüde Validesi Safiye Sultan ile paylaşmış veya ona bırakmıştı. Valide Sultan'da bundan istifade ederek istediği kişiyi sadrazamlığa getirtmiş ve istemediğini de bu mevkiden azlettirmişti. Bu sebeple dönem içerisinde on bir sadrazam görev başına gelmişti. Böylece bir istikrarsızlık ortamı oluşmuş, uzun sürede bu istikrar yakalanamıştı. Sarayda baş gösteren bu istikrarsız ortam dışarıya da yansımış ve yeniçeri ve sipahilerin başını çektiği bir dizi ayaklanma baş göstermişti. Ayrıca askerler, ağır vergiler altında ezilmiş ve varını yoğunu yitirmiş köylüleri de rüşvetçi devlet adamlarına ve köylüleri ezen tımar sahiplerine karşı kışkırtarak kendi saflarına çekmişlerdi. Bu şekilde gerçekleşen oluşumlar hemen sonrasında "Celali İsyanları" olarak kendini gösterecekti.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Vezirler arası çatışmaya büyük bir örnek teşkil eden bir olayda şu şekilde cereyan etmişti: Ferhat Paşa dördüncü kez iktidara yani sadrazamlığa gelmek isteyen Koca Sinan Paşa tarafından tuzağa düşürülmüş ve İstanbul'a geldiğinde idam edileceği haberini almıştı. Bunun üzerine Ferhat Paşa, Valide Safiye Sultan'a hediyeler göndererek onun yardımını talep etmişti. Hediyeleri kabul eden Valide Sultan, Ferhat Paşa için oğlu III. Mehmet nezdinde girişimlerde bulunmasına rağmen başarılı olamamış ve Ferhat Paşa idam edilmişti. İdam mahkûmundan dahi rüşvet alan Valide Sultan'ın ne denli rüşvet batağına düştüğü, bu olayla da kendini göstermişti.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Reklam