Eskiden birçok insan sadece Yunanlıların felsefe yaptığını söylerdi. Felsefe sözcüğünün yaratıcısı olan bu insanlar, aynı zaman da şeyin de yaratıcısı olmalıydı. O halde Yunanlar eşsizdi. Öylesine sıra dışılardı ki bir "Yunan mucizesi" söz konusu edilmişti!
Bu inanç çok güçlüydü. Kimileri hâlâ bu inancı taşır. Benim vardığım sonuç ise bunun doğru bir fikir olmadığıdır. Bana göre başka kültürlerde; Hindistan'da, Çin'de ve Yahudi kültüründe, Arap kültüründe de felsefe ve filozof vardır. Yunanlar takdire değer ama sadece onlar yok.
Fikirler üstüne bir çalışma diyorum, çünkü insanın her zaman fikri olur. Fikirler felsefeden önce vardır. Bu fikirleri yaratan felsefe değildir. Felsefenin işi daha çok bu fikirleri test etmek, deneyden geçirmek, incelemek, doğru fikirlerle yanlış fikirleri ayırmaktır.
- Sözcüğün anlamı verilmişse ne olduğunu da doğal olarak bilirim!
- Hiç de öyle değil."Japonya" sözcüğünün bir Asya ülkesinin adı olduğunu öğrenmen Japonya'yı bildiğin, tanıdığın anlamına gelmez. "Matematik" sözcüğünün anlamına bilmeyen bir çocuk düşün. Bir tanım veriyorsun ona: "Sayılar ve şekiller bilimi"
Çocuk bu sözcüğün anlamını biliyor şimdi. Kullanabilir bu sözcüğü. Peki, bu durumda bu çocuğun matematiğin ne olduğunu bildiğini söyleyebilir misin?
Bütün bunlara rağmen hep şaşırırım. Felsefelerin farklılığı, çeşitliliği; insan beyninde oluşan ilginç, inanılmaz, beklenmedik fikirler; analizlerin keskinliği ve inceliği; hiçbir tartışmanın asla yasaklanmadığı, hiçbir olasılığın önemsiz görülmediği, hiçbir eleştirinin göz ardı edilmediği bir zihinsel alandan gelen olağanüstü özgürlük beni şaşırtır. Felsefenin tükenmez gücünü oluşturan bu zihin açıklığıdır. Ben bunu gerekli buluyorum, çünkü inanıyorum ki insan düşündüğü gibi yaşar. Küçük düşünen küçük yaşar özgür düşünen özgür yaşar.