"İnsan böyle bir şey. Nerede,hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara."
Şermin Yaşar'ın ilk kez bir kitabını okudum. Kesinle çok akıcı, güzel ve hayata dair bir kitap.
”Hiçbir şey göründüğü gibi değildir" sözünün önemini bir kere daha anladım bu kitapta.
Emin, Ethem ve Ekrem, Kazım ile Mürüvvet'in çocukları... Hülya, Nurten ve Sevgi ise gelinleri. Her biri kendi içerisinde duygusal çöküşlere sahip. Her birinin geçmişinde saklı yaşanmışlıklar var. Aynı anne babadan doğan kardeşler gerçekten kardeşlik duygusuna sahip olurlar mı? Yıllar geçse de tutkulu aşklar biter mi? Sırrı olanın derdi çok mudur? Aynı evde yaşayan iki insan gerçekten karı koca olur mu? Olayların içinde varmışım ve herkesi tanıyormuşum gibi okudum.Ön yargılarımıza, herkesin gözünden, bizden, yaşadıklarımızdan, hayatın içinden, evet işte ben dedirten cümlelerle hayat vermiş.
Kitap bittiginde karakterlere sarılırcasına sineme basmışım.
Beğenerek okuyacağınızı düşünüp, tavsiye etmeden geçemiyorum.