"Evladım"dedi"Allah kötü diye bir şey yaratmaz.
Güzelin elinden ancak güzel çıkar. Allah'ın var ettiği her ne varsa güzeldir aslında. Onlara kötü diye biz deriz. Misal ki içimizde sevmek diye de, nefret diye de duygu var. Bunların isimlerini biz vermedik mi? Biz demedik mi sevmeye güzel diye ve nefrete kötü diye?
Allah hiçbir şeyi boşa yaratmaz ki.
Hüznü de yaratan O derdi de yaratan O, gamı da kederi de....
Lakin bunların kötü olduğunu biz söylüyoruz. Hatta nefsimiz söylüyor desek daha doğru.
Nefsimiz bize dünyayı unutturan her şeyi kötü farz ediyor ve ona inandırıyor bizi. Hüzünlenen insan Allah'ı hatırlar, derdi olan insan Allah'a sığınır,kederi olan Allah'tan yardım ister ya, işte nefsimiz bunu istemez.
O vakit bunlar kötüdür diye vesvese verir gönlümüze. Biz de inanırız.
İnsan dediğin bir beden ve bir de ruh.
Ölüm ruh için değildir de beden içindir.
Beden toprak olup gitse de ruha ölüm ilişmez. Biz tam da burada hata ederiz.
Bedenimize bir ruh verildi zannederiz. Oysa ne gafiliz. Bedenimize ruh verilmemiştir de ruhumuza bir beden verilmiştir. Yani ki 'ben' dediğimiz vakit biz hep bedenden bahsederiz oysa 'asıl ben' ruhumuzdur evladım.
Ve o bedenimizden çok daha önceden vardır. Hatta dünya yaratılmadan önce...
Beden ise bu dünyada giymek için ruhumuza verilmiş bir elbise.
Yani şimdi elbise yansa kül olsa, yok olsa der misin ki onu giyen de yok olmuştur?
Olmaz evladım.Ve olmamıştır da.
Bizim ölü dediklerimiz hayat elbiselerini üzerlerinden çıkartanlardır ancak.
Yani ölenler yok olanlar değildir.
Bilakis var olanlardır