Bana son sarışın Speerli diyebilirsiniz
Size muhteşem bir seriye giriş kitabıyla geldimm! Bu kitabı bana canım @roguetern önermişti. İkimizin de Kızıl İsyan serisine olan aşkı tavan yaptığı için, beğeneceğime emindi ve fazlasıyla haklı çıktı.
Haşhaş Savaşı, uzun zamandır okuduğum en iyi fantastik kitap olabilir. İşte nedenlerim:
Runin.
Bu kız gönlümde “favori kadın karakter” tahtına oturdu bile. Azmi, hırsı, takdir edilme arzusu… Kontrol sahibi olmak için sınırları zorlayacak o kararlılığı. Gerçekten muhteşemdi. Hem kusurlu hem kusursuzdu. Dürtüseldi, öfkeliydi, inatçıydı ama bunların hepsi yaşadığı toplumun bir yansımasıydı. Ahlaki olarak gri olması beni en çok etkileyen şeydi sanırım. Runin bir kahraman değil arkadaşlar, çoğunlukla bencil, zaman zaman korkak, zaman zaman da öyle cesur ve cüretkâr ki... hayran olmamak elde değil. Hele ilk reglini yaşadığında yaptığı şey….Same sister same…
Evren.
Kitabın geçtiği dünya, Çin tarihinden esinlenilerek yaratılmış. Sömürgecilik, Çin mitolojisi, Şamanizm gibi kültürel detaylar ise hikayeye şahane işlenmiş. Anladım ki, artık “harika evrenler kurup sonra sadece romantik saçmalıklara odaklanan” kitaplardan bıkmışım. Siz de bana tarih verin, güç savaşları, politika, derinlikli karakter çatışmaları verin diyorsanız Haşhaş Savaşı hem evreniyle hem anlatımıyla sizi doyuracaktır.
Büyü sistemi.
Büyünün şarta bağlı kullanımını inanılmaz yaratıcı buldum. Tanrıların gücüne erişmek için ödenen bedeller… İlk defa bir güç sisteminde “gerçek bir bedel” hissini bu kadar net yaşadım. Gücün getirdiği fedakarlıklar çok etkileyiciydi ve belki de ilk defa bana o güce erişmenin sonuçlarına değmeyebileceğini düşündürdü.
Aşk neredeyse yok, arkadaşlık tadında. Savaş ve strateji ise bol bol.
Bu kitap romantizmle zaman kaybetmiyor. Aksine, sizi