Bir süre, konuşmadan durdular. Aralarında sadece, dalgaların ve onları bekleyen maceraların sesi vardı. Hodbin, uzaktan, bir balinanın şarkı söylediğini duydu.Bu öyle derinden bir sesti ki sanki onları yolcu eder gibiydi.
Kemik hep, onun iradesini kırdığını düşünmüştü. Hodbin’i ezerek küçültmüş; kendini de ancak öyle büyütebilmişti. Ama Hodbin, diğer kurbanları gibi değildi. Onu bit cehenneme sokarsan o, cehennemin kralı olmanın bir yolunu bulurdu.
Dünya var olduğu sürece, aynı oyun oynanacak ve hilebazlar kazanacaktı. Bundan rahatsız olmak yerine kuralları öğrenmek, en iyisiydi.
Hatta daha da iyisi vardı ki o da kuralları, kendin yazmaktı…