İçinde yattığı kafese bakan Lunu, kafesin de ona baktığını hissetti.
Kafes, yuttuğu son avının çırpınışlarını gözleyen; çarpık ağızlı bir canavardı. Kızı izliyor ve ona, kaçacak bir yeri olmadığını söylüyordu: ‘Nereye gidersen git, hiçbir zaman özgür olamayacaksın.’
Beau, kendi bir kavga aramasa da bazı kavgaların onun kacgası olmak gibi kötü bir huyu vardı işte.
Tam da şu an olduğu gibi.
Bela gelirdi ve Beau, ona ‘nerede kaldın,’ derdi.