“Fikir ölür mü?
Eser ölür mü?
Millet adam ölür mü?
Bayrak adam ölür mü hiç?
Biz bu toprağın üstünde duranlar, biz o emaneti alanlar, doğum tarihimiz kaç olursa olsun hep birden 19 Mayıs 1919 tevellütlüyüz.
Nüfus tezkerelerimizde doğum yerimiz neresi gösterilirse gösterilsin hepimiz Dumlupınarlıyız, hepimiz Sakaryalıyız.” diyordu Behçet Kemal Çağlar.
“Bu tür lafları çok duyuyorum. İşi, gücü yok herhâlde kitaplarla uğraşıyor diye dedikodumu yapıyorlarmış. Çocukluğumda da böyleydim. Elime üç beş kuruş geçince muhakkak yarısını kitaba verirdim. Eğer aksini yapsaydım ATATÜRK olamazdım.” dedi.
İşte bu cüretkâr davranış biçimi... Çanakkale’nin en kanlı günlerinde siperde bandoyla konser verdiren Mustafa Kemal’in özgüveniydi. Etrafına yaydığı moral; silahtan, cephaneden çok daha kuvvetliydi.