Kelime anlamı "kurtuluş" olan Halas kitabı Mehmet Rauf'un yazdığı son kitaptır. Kitap mütareke sonrası Anadolu'nun galip devletler tarafından işgalini İzmir'in Yunan işgali özelinde konu alıyor. Milli mücadele dönemi Anadolu'sunun sosyal yapısını yansıtan kitapta ana karakter Nihat'ın en çok yakındığı şey vatanı işgal edilmiş insanların düşündükleri tek şeyin kendi çıkarları olmasıdır.
"Hiç kimse yoktu ki "Memleket batıyor, ne olacağız?" desin ve "Acaba bir şey yapamaz mıyız, kurtulmak çaresi yok mu?" diye düşünsün. Herkes ayrı ayrı bu çöküş ve dağılmada kendini zarardan korumaya çalışıyor, kendi zevkini, kendi keyfini temine önem veriyordu."
Yüzyıllardan beri aynı topraklarda yaşadıkları komşu, arkadaş, dost olan Rum ve Ermenilerin işgalden sonra Türklere karşı takındıkları 'vay mağluplara' tavrı Nihat'ı ne uğruna olursa olsun vatanı kurtarmak için çok çalışacağına dair yemin etmeye itiyor.
Kitapta İstanbulda İngilizlerin, Kilikyada Fransızların Türk halkına ettiği zulümler de yer alıyor. Sinirlenmeden okumak elde değil.
"Mesela silah aramak bahanesiyle evlere girerler, ellerine geçirdiklerini alırlar, hoşlarına giden kadınları çekip götürürler, orada bir erkek olup da karşı gelecek olursa çeker vururlardı."
Daha sonrasında Mustafa Kemal'in tarih sahnesine çıkmasıyla birlikte yavaş yavaş kurtuluşa atılan adımlar ele alınıyor. Anadoluda milli mücadeleye karşı çıkan isyanlar, ayaklanmalar, kuvayimilliyenin çabaları ve düzenli ordunun kurulmasıyla birlikte işgal devletleriyle yapılan savaşlar özet şeklinde fakat anlamlı bir bütün içerisinde ele alınıyor.
Genel olarak Milli mücadele döneminde özellikle halkın sosyal yapısını merak eden ve okumayı seven biri olarak kitabı sevdiğimi ama bazı noktalarda eksik bulduğumu söyleyebilirim. Fakat bu dönemi herkesin