Toprak hiç kimsenin malı olamaz ,tıpkı havayı,suyu, güneş ışığını alıp satmanın imkansız olduğu gibi. Onun insanlara sağladığı faydalardan eşit bir pay almak herkesin en doğal hakkıdır.
Halk bu duruma öylesine yavaş yavaş gelmişti ki, bunun asıl dehşetini hiçbir zaman kavrayamıyorlar, bu hali olağan, haklı bir şey olarak kabul ediyorlardı. Şimdi gün ışığı kadar açık aydınlık olan bu durum, halkın bu aşırı yoksulluğunun nedeni, yine halkın bildiğini iddia ettiği sorundu; yani onların kendilerini kurtarabilecek tek şeyden, topraktan mahrum bulunmaları.
Her insan kendinde tüm insancıl niteliklerin bir kısmını gösterir. İnsan hep aynı kişi olmasına karşın bazen kendini tanıyamayacak kadar değişik davranış içerisinde bulunabilir.