Ev, yaşadığın yere deniyordu artık, aşk, uğruna hiçbir deliliğe kalkışmadığın bir durum, neşe, güzel bir çarliston demekti, mutluluk, diğer insanları kandırmak için, laf olsun diye kullandığın ikiyüzlü bir terim, baba kendi varlığından hoşnut bir bireydi, koca ise beraber yaşayıp gittiğin bir adam, manevi anlamda.
Bir kadın onu sevmenizi ve onunla konuşmanızı, bir yandan da ona aşık olmanızı ve onu arzulamanızı ister; bana kalırsa bunların ikisi ayrı şeyler.
— Öyle olmamalı ama.
Suda bu kadar ıslak bir şey olmamalı o zaman, ıslaklığı aşırıya kaçmış. Ama böyle işte!
Eskiden Almanya’da bir sevgilin vardı hani, şimdi ne önemi var sanki onun? Neredeyse hiçbir önemi yok! Bana kalırsa, bu küçük olayların ve küçük ilişkilerin pek bir önemi yok hayatımızda. Gelip geçiyorlar işte, neredeler şimdi? Geçen sene yağan karlar nerede? Önemli olan tek şey insanın hayatında surekliligi olan şeylerdir; kendi hayatın sürüp gittiği ve gelişip durduğu için önemlidir benim için. Ama gelip geçici ilişkilerin ne önemi var ki? Özellikle de gelip geçici cinsel ilişkilerin! İnsanlar bu ilişkileri fazla abartmasalar kuşların çiftleşmesi gibi gelip geçer hepsi. Öyle de olmalıdır. Önemli olan ne peki! Önemli olan ömür boyu sürecek olan beraberliklerdir. Biriyle birkaç defa yatmak değil, her günü beraber geçirmektir.