Hayatın en bulanık virajındayım.. yalnızlığın dibe vurduğu, kimsesizliğin iliklerime işlediği bir sabaha uyandım yine.. sessizliğin bile gölge yaptığı odamda sadece hafif bir oksijen uğultusu burun deliklerimden ciğerime doluşuyla gösteriyor varoluşunu.. yaradanın varlığı yalniz olmadığımı hissettiriyor sonra.. yalnızlık beden kafesine sıkışmış bir sır'rın bunalım denilen saçma duyguya kapılması derler. Eksiği ruh'un gıdası olan bedenin ekmeğe duyduğu ihtiyaç gibi ruh'un da Allah zikrine ihtiyac duyduğu gerceği ile aynı... insan sevmek istiyor bazen.. belki de her saniye.. ihtiyacı olan bu insanin. Ama bir bedeni delice sarmalamak değil istenilen. Istenilen severken dokunmadan tenine ten değdirmeden, sadece gözler ile yüreğini titreten bir tebessüm ile sevmek istiyor insan.dokunmak sahi sevmenin olmazsa olmazımi? Kilometrelerce ötekine duyamazmi sevgi insan.. sevmek ne aşk ne? Aşk everestin zirvesi..sevgi ise etekleri...