Şefkatli aşkı duyabilme ve onu sonuna kadar yaşayabilme yetisi daimonikle yüzleşmeyi gerektirir. İkisi birbirinin zıttı gibi görünür, ancak biri inkar edilirse diğeri de yitirilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kişinin kendini ilişki içine koyabilmesi için, kendini ortaya koymaya, kendi ayakları üzerinde durma yetisine, benliğini onaylamaya gereksinimi vardır. Verecek bir şeyi olmalı ve onu verebilmelidir. Buradaki tehlike, kendini çok fazla ortaya koymasıdır; bu da bir demonun idaresi altına girme kavramında görülen deneyimin kaynağıdır.
Daimoniği içinize almazsanız, o sizi idaresi altına alır. Daimonik idaresini yenmenin tek yolu, onunla yüzleşerek, onunla hesaplaşarak, onu özsisteme katarak idare altına almaktır. Bu süreç çeşitli yararlar sağlar. Benliği güç lendirir, çünkü dışlanmışı bütüne ekler. “Parçalanmanın”, benlikteki felç edici kararsızlığın üstesinden gelir. Daimoniği yadsıyan insanın olağan savunmaları olan kendini üstün görmeyi ve soğuk ayrıklığı yıkarak kişiyi daha “insan” kılar.
Buradaki ilke şudur, size musallat olanla, onu uzaklaştırmak için değil, onu benliğinizin içine almak için özdeşleşin; çünkü mutlaka içinizdeki reddedilmiş bir öğeyi simgeliyordur. Adam kadınsı parçasıyla özdeşleşir; homosek süel olmaz, heteroseksüel olarak iktidarlılaşır.