"Henüz ölmemiştim, yalnızca hızlı bir çürüme içindeydim. Kim değildi ki Allahaşkına? Hepimiz aynı dibi delik teknede kendimizi eğlendirmeye çalışıyorduk."
"Fakat sıkıntı ve acı insanı hayatta tutan şeylerdi aslında. Daha doğrusu, sıkıntı ve acıdan uzak durma çabamız bizi hayatta tutuyordu. 24 saat çabalamayı gerektiren çok zor bir işti bu.
"Kendimi her ne kadar iğrenç hissetsem de, böyle bir durumda yalnız olmak, başkalarıyla birlikte olup onların seviyesiz davranışlarına ve ucuz üçkağıtlarına tahammül etmekten kat kat iyidir."
"Neydi bütün bunların anlamı? Yaşamımız boyunca beş kuruşsuz sürünüp, bir gün yine beş kuruşsuz geberip gidiyorduk. Hayat, insanı yıpratan bir oyundu. Sabah uyanıp ayağa kalkabilmek bile bir tür başarı sayılmalıydı bu hayat koşullarında."