Ben değil, ölü bir adam konuşuyor benim ağzımdan, Sayın Yargıçlar. Burada duran ben değilim, havaya kalkan benim kolum değil, bu ağarmış saçlar benim değil, bunlar benim eylemlerim değil, benim değil.
Siz bunu anlayamazsınız. Elbette yaşayan biri bu, konuşan kesinlikle bir insan, aksi halde deli olmalı, diye düşünürsünüz. Ben deli değilim, bilmiyorum. Ama on yıldır toprağın altında yatıyorum; organlarım çürümüş, kemiklerim tozlaşmış, nefesim... artık nefesim yok. Her şey sessiz. Her şey bitmiş.
"Fukaranın bedduasından sığasın Hak seni
Fukara yol bulamaz anlata anlata halini
İşe kişi mi gerek yoksa hep iş kişiye mi?
İşte budur din kuralını bozan şehlerşehi.”