kendimin içinde oturuyorum ve dar bir kuyudan bakar gibi gözlerimden dışarı bakıyorum, işte dünya orada, işte şurada bir başkası; insanlar, sokaklar, bulutlar, bir oda ve yazgılar ve buna bizzat ben dahilim, bizzat içerisindeyim - neredeyim...
Bazı yaralar vardır, hiç kapanmaz, tekrar tekrar açılır. Çünkü içinde bir şey kalmıştır, ufacık bir kıymık yeter; ondan sonra bir türlü iyileşmez, cerahat incecik deriden dışarı durmadan akar.