“Ah’lar Ağacı'nın gövdesine sırtımı yasladım. Şiirin gövdesinden konuşan bir kadının yorgunluğuyla dinlendim. Didem Madak, kelimeleriyle bizlere sadece dizeler sunmuyor; annemizin sesi, çocukluğumuzun cam kenarı ve içimize çöken sessizliğe de götürüyor.
Didem Madak’ın şiirleri öyle kolayca “okunan” dizeler değil. Her mısrada insanı biraz daha içeri çağırıyor. Ve sanki her satır geçmiş bir anıma dokunuyor. Bazı dizeleri, durup gözlerinizi kapatıp defalarca tekrar edebileceğiniz derinlikte.
"Ah" kelimesi, bu kitapta bir ünlem değil, bir yaşam biçimi gibi. Ah’lar ağacının dallarında Didem’in çocukluğu, kadınlığı, özlemleri, hüznü ve mizahı asılı. Duygusal yoğunluğu çok yüksek ama ajitasyona kaçmıyor. Tam kararında, tam yerinde durmuş bana göre.
Bu kitabı okurken bir kadın olmanın yalnızlığına, bir çocuğun iç sesiyle büyümeye ve kelimelerin bizi nasıl iyileştirdiğine ve derinlere çekebileceğine tanık oldum diyebilirim.
> "Bir kadının susması, bazen bir ülkenin yıkılması kadar gürültülüdür."
– Didem Madak
Bu kitabı, kendini hiç anlatamadığını düşünen, içinde çok şey hisseden herkese öneriyorum.
---