Üstelik şarkılarla başa çıkamazsın. Hiç ciddiye alır mı onlar insanı? Olmadık birini getirir koyarlar kalbinin orta yerine. (...) Bir tutam nota uzatıp, üç beş cümleyle kandırırlar adamı. Çoktan unuttuğun gülüşleri bulup çıkarırlar saklandığı yerlerden.
Hepsinin rızkını havaya savurup sıfırı tüketince kös kös eve. Annesi, her döndüğünde bedduayı basıp ardından affediyor. (...) Üç beş ay kayboluyor ortalıktan. Bir akşam iki kurşunla kesiyorlar hesabını. Alacak verecek tamam oluyor.
Sülalede onca bekar var, bir ben batıyorum gözlerine diye geçiriyor içinden.
“Öbürküleri kendi anaları düşünsün. Ben kızımın mürüvvetini görmek istiyorum.”
Yüreği ağzına geliyor. Muavinin döne döne çaldığı “Ben tövbemi geri aldım,” diye bağıran şarkıyı hangi ara ezberlediğinin farkında değil. Ancak yol yarılanınca tövbe diyor. İki kuruş fazla vermemek için bu kepazeliğe katlanır mı insan?