Vhalla hiç bu kadar utanmaz davranmamıştı. Fakat bu adam ateşti. Hayattı. Haftalardır güzel ya da doğru hissettiren tek şeydi ve onu o kadar seviyordu ki ondan tekrar ayrı kalmanın düşüncesi dahi içini acıtıyordu.
"O an bir daha karşıma yardıma ihtiyacı olan biri çıkarsa, o kişiyi asla terk etmemeye yemin ettim. Acı çektikleri için aptalca şeyler yapan hiçbir arkadaşımı yüzüstü bırakmamaya."
Üzülme ve kendine acıma zamanı sona ermişti. On bir yaşındayken saraya gelen ve hayatını kütüphanede geçiren kız ölmüştü; kendisine, hep onu korumaya yemin ettikleri söylenen Senatörler tarafından öldürülmüştü. Şu an eyerde oturan kadının kalbi siyah çelikten yapılmıştı. Başka hiçbir amacı olmasa da dünyaya karşı çıkmak için hayatta kalmalıydı.
"Senin adını fısıldayarak bile söylemeye cesaret edemediğin dünyada bir yer istiyorum. Sadece okumakla kalmayıp yapacak cesaretim de olsun istiyorum. Bir erkek istiyorum; bir kütüphane çocuğu değil. Uzun boylu ve zeki bir erkek; bu dünya hakkında hayal bile edemeyeceğin kadar bilgiye sahip bir erkek."