Elimdeki zarfın arka yüzündeki adrese baktım. Otuz yıl önce postaya verildiği yerin harflerini okudum teker teker:
Te-hi-te; Taht.
Sin-lâm-ye-mim-elif-nin; Süleyman.
Bir tire koydum araya. Farsça tamlamayı kurdum. Taht-ı Süleyman.
Hangi hikâye başladığı yerde bitmemiş ki?