Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulur.
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.
En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir.
Aynı tat isteği, iştahı köreltir.
“Benim en sevdiğim taş kaledir,” dedi sonra. “Ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. Dürüst bir taştır. Gözünü vezirin, atın, filin üzerinde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. Dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir şey değildir.”
Sevgili okuyan;
Hayatta bir şeyler yapmak için çok fırsatım oldu ama ben hepsini çarçur ettim. Kendi ihmalkarlığım ve talihsizliğim yüzünden hayat benden kaçtı durdu ve artık mantığım benim de ondan kaçmam gerektiğini söylüyor.
Kalmamın mümkün olduğunu hissetsem,kalırdım. Ama hissetmiyorum. Bu yüzden kalamam. Başka hayatları karartıyorum.
Verecek hiçbir şeyim yok. Özür dilerim.
Birbirinize iyi davranın.
Hoşça kalın,
Nora.
Nora bu hayat için yaratılmamıştı. Her şeyi yanlış yapmış, her kararı felakete yol açmış, olmayı hayal ettiği şeyden günbegün uzaklaşmıştı. Yüzücülük. Müzisyenlik. Felsefe. Eş. Seyyah. Buzul bilimci. Mutlu. Sevilen biri.