“Ondan uzaklaşmalıydım. Hem de sırf uslu durmak uğruna değil. Ona bu denli yakın olmak, ateşle oynamak gibiydi ve onun açtığı yanıkları çoktan hissetmiştim. Ne var ki öteye kaymak istemiyordum.”
“İyi hissettiğim günlerde aşağı inip mutfaktaki şöminenin önüne oturarak gözlerimi ateşe dikiyor ve yandığımı hayal ediyorum. Kazıklarda yakılan atalarımız gibi değil. İçimde ağır ağır alev alan öfke, eski halimi küle çeviriyordu.”