Okuduğum bölüm dil üzerine. Sosyoloji, psikoloji ve felsefe türü kitap önerilerine açığım. Aslında her tür öneriye açığımdır ama üstte saydıklarımda düşüncelerinizi paylaşmanıza da mutlu olacağım
“Hep aynı saatte gelsen daha iyi olur,” dedi tilki, “sözgelimi öğleden sonra saat dörtte gelecek olsan ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Her geçen dakika mutluluğum artar. Saat dört dedi mi meraktan yerimde duramaz olurum. Mutluluğumun armağanını veririm sana. Ama gelişigüzel gelirsen içimi sana hangi saatte hazırlayacağımı bilemem. Ayinsiz olmuyor.”
“.. En gücü de budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.”
“Günde tam kırk dört tane günbatımı gördüğüm olmuştur.”
Sonra da eklemiştin:
“Biliyor musun, insan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor.”
“Demek sen kırk dört tane günbatımı izlediğin gün pek üzgündün?”
Küçük prens buna karşılık vermedi.