Hölderlin şiiri bilinçli olarak bireysellikten arındırılmıştır; "Bireysellik onu kavrayan saflığa karşı çıkar." der biraz muğlak ama yine de açıkça. Bu madde eksikliği dolayısıyla onun şiiri özel bir durağanlığa sahiptir, kendi içinde dönerek değildir durması, bir uçak gibi sadece ileri atılarak havada kalır: İnsanı her zaman bir meleksilik duygusu sarar; o saf, beyaz, cinsiyetsiz, havada süzülen şey, o sadece rüya gibi bir dünya -üzerinde- uçuş, o kendi melodisinde çözülen kutsal ağırlıksızlık ve özgürlük. Goethe topraktan hareketle yazar, Hölderlin toprağın üzerinde uçar: Şiir onun için ağırlığın aşılması, ifadenin tınıda dağılıp gitmesi, akışkan elemente geri dönmesidir.