Simurg

Simurg
@Simurg_____
'in vino veritas in aqua sanitas'
16. yüzyılda büyük bir yetenekle doğan herhangi bir kadın şüphesiz delirir, kendini vurur ya da ömrünü, kasabanın dışında ıssız bir kulübeye kapanıp yarı cadı yarı büyücüye, korkulan, alay edilen birine dönüşmüş halde geçirirdi. Zira sıra dışı yetenekli olup da bu şiir yeteneğini kullanmaya çalışan bir kız başkaları tarafından sürekli kösteklenip engellenir, kendi zıt içgüdüleri tarafından da sürekli ıstırap içinde parçalara bölünürse o kızın sağlığını ve akli melekelerini yitireceğini tahmin etmek için psikoloji uzmanı olmaya gerek yok.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Böylece, bileşenlerden oluşan son derece tuhaf bir varlık doğuyor. Hayallerde müthiş önemli, hayatta ise tamamen değersiz. Şiirlere baştan sona nüfuz etmiş, tarihten ise neredeyse tamamen soyutlanmış. Kurmacada krallarla fatihlerin hayatlarına hükmediyor; gerçekte ise anne babasının parmağına yüzüğü zorla geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesiydi. Edebiyattaki en ilham dolu kelimeler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülüyor;gerçek hayatta ise zar zor okuyor, zar zor yazıyor ve kocasının malı sayılıyordu.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Gerçekten de kadın sadece erkeklerin kurmacalarında var olsaydı müthiş nüfuzlu biri sanılırdı; çok yönlü; hem cesur hem acımasız; hem azametli hem aşağılık; hem olağanüstü güzel hem korkunç çirkin; erkek kadar büyük, kimilerine göre daha büyük. Ama bu, kurmacadaki kadın. Kadın gerçekte, Profesör Trevelyan'ın da dikkat çektiği gibi kilit altında tutuluyor, dövülüyor, yerlerde sürükleniyordu.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Zira elinizi sallasanız şarkı ya da sone yazma becerisine sahip bir erkeğe çarpacakmış gibi dururken o olağanüstü edebiyata hiçbir kadının tek kelime bile katkıda bulunmayışı sonsuz bir bilmece.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Her şeyden önce yapmak istemediğin bir işi yapmak, üstelik yapmak istemediğin işte köle gibi çalışmak, yalakalık yapıp karşındakini pohpohlamak, bunu hep gerekli olmasa bile gerekli gibi göründüğünden ve şartlar risk alamayacağın kadar nazik olduğundan yapmak; sonra saklamanın ölüm anlamına geldiği o yeteneğin telef olduğu düşüncesi, onunla birlikte benliğimin de ruhumun da telef olması -tüm bunlar hayatımın baharını kurutan, ağacın kökünü çürüten bir pasa dönüştü.
Sayfa 43·Kitabı okudu