Sinem Üçer

Sinem Üçer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
10 saatte okudu
·
2021 10. kitabı
Anonim
7.1/10 · 500 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kar - Ahmet Muhip Dranas
Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanllık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze inceden Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? Kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın.
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 21:50
Nasıl anlatsam kitabı diye düşündüm, sanırım en uygunu ‘Vay be ne okudum ben böyle?’ olabilir. . 1900lerin başındaki Amerika. Ve ‘Amerikan Rüyası’ ile büyülenip göç edenler. Dil bilmeyen göçmenlerin umutları, yaşadıkları hüsranlar, hayat zorlukları, köle gibi çalıştırılmaları... Uzun zamandır toplumsal gerçekçi bir roman okumamıştım ve inanılmaz etkiledi diyebilirim. Litvanya’dan gelen ailenin yaşadıklarını iliklerinizde hissettiren bir kitap. Fabrikalarda maaşlı köle olarak onca umut, hırs ve azimle iş arar, soğuktan ve açlıktan kıvranıp, hayallerinizin bir bir elinizden gittiğine şahit olabilirsiniz.. Hileli seçimler, gücün kapitalist sistemde nasıl elde edildiği, zengin fakir arasındaki derin uçurumların sebepleri, satacak hiçbirşeyi kalmayınca fuhuşa ve uyuşturucuya alıştırılan kadınlar, gururun ve onurun hiç bir işe yaramadığı acılar... Anlatılmaz yaşanır ifadesinin yerinde olacağı bir kitap. Mutlaka okunmalı
Şikago MezbahalarıUpton Sinclair · Sel Yayıncılık · 20261,181 okunma

Sinem Üçer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2021 9. kitabı
Upton Sinclair
8.9/10 · 1.181 okunma
On binlerce kişinin koyun sürüsü gibi toplaşıp bir büyükbaşın emirlerine itaat etmesini, adama milyonlarca dolarlık servet kazandırmasını, sonra da adamın kütüphaneler yaptırıp onları unutmasına izin vermesini cidden “bireycilik” sanıyorlardı; ama sanayiyi ele geçirip istedikleri gibi kullanırlar ve kendi kütüphanelerini kendileri yaparlarsa bunun adı “vesayetçilik” oluyordu!