Eğer tüm gördüklerimiz, hissettiklerimiz, tattıklarımız, arkadaşlıklarımız, yani hayatımızda önemli bulduğumuz her şey zaman içinde bir bir yitip gidecekse yaşamın anlamı nedir?
Bizimkilere göre çocuksuz kadın, eksik kadındı. Kız çocuğu doğunca üzülen, erkek çocuğu doğunca sevinen insanlara, çocuksuz kadının derdini anlatmak mümkün değildi.
Kara, kapkara da bakılabilir, bembeyaz da.
Karın bize yaşattırdığı baktığımız pencerenin ta kendisi, pencerenin ardı sıcacık bir ev de olabilir, delik deşik edilmiş bir evin darmadağınık aklı da. Karın üzerinde hoş hoş kayarak da gidebilirsiniz öldürülen birinin cesedinin sürüklendiğini görerek de.