Bir hikaye vardı, tam hatırlamıyorum aklıma geldiği kadarıyla anlatacağım. Bir zamanlarda bir derviş varmış insanlardan çooook uzakta bir dağın başında yaşarmış. Yıllarca hep Allah’ı anmış, alnını secdeden kaldırmamış. Bu sürede hiç bir insan evladını görmemiş, duymamış ,konuşmamış. Aradan çok yıllar geçmiş “ Ben artık oldum” demiş ve şehre inmiş. Şehre indiğinde yemek kokuları sarmış, hoş kokulu kadınlar geçmeye başlamış etrafından tüm nefsi ve dünyevi duyguları uyanmış.Bir an ne yapacağını bilememiş olduğu yere yığılmış. Oradan bir esnaf yetişmiş hemen ne oldu sana diye. Derviş anlatmış hayatını şehre inince hissettiklerini. Buna karşılık esnafta şöyle cevap vermiş “ Olmak, yalnızlıkla olmuyor. Asıl mesele insanlarla aramakta, insanlarla olmakta. Tüm bu insanlara rağmen Allah’ı bulmakta.” Yıllarca bu kısasa göre insanların içine baktım görmeye çalıştım bir parça iyilik bir parça dürüstlük bir parça insanlık var mı diye. Baktım gördüm ki insanların içinde insanlık kalmamış.