Sinan Erdoğan

Sinan Erdoğan
@Sinanerdogann
“Yaşayanlar ölülerin gözlerini kapatır, ölüler yaşayanların gözlerini açar.”
10/10
·62 syf.··
2026 8. kitabı
Kitap 20. yüzyılın başlarında Sovyet Yönetiminde olan Kırgızistan topraklarının, bir Kırgız köyünde geçmekte. Kitabımızdaki anlatıcı yani "ressam" bir tablo çizmeye çalışmaktadır ama taslaktan öteye gidemez ve taslakları bebeklere benzeterek, onların büyüdüklerinde nasıl biri olacakları hakkında konuşmak ile taslakların son halini aldığında, nasıl bir resim olduğu hakkında konuşmayı birbirine benzetir. Anlatıcı çocukluğunu hatırlar köyünü ve arkadaşları ile oyunlar oynadığı kavaklı bir tepeyi. O tepeye "Duyuşen'in Okulu" dendiğini çokça duymuştur ama ne hikayesini bilir nede Duyuşeni tanır. Zaten okulun yerinde yeller esmektedir. Biraz araştırdıktan sonra Duyuşen'in köydeki yaşlı bir postacı olduğunu öğrenir hatta onu tanıdığını hatırlar. Bir gün köyden bir telgraf gelir ve köydeki okul açılışına çağırılır. Açılışa orta yaşlarda bir kadın olan akademisyen Altınay Süleymanovna'da katılmaktadır. Yıllardır Köye uğramamıştır. Köye gelindiğinde açılış yapılır ve Altınay Süleymanovna sevgi ile karşılanır kendisi bile bu ilgi karşısında şaşırır. Ressam ve Altınay Süleymanovna bir evde ağırlandığı sırada bir postacı gelir, gelen postacı Duyuşen dir. Daha sonra Altınay Süleymanovna bir gece kalmak için söz vermesine rağmen acele ile çıkar ve şehre dönmek için yola koyulur ressam peşinden gider Altınay ise ona bir mektup verir ve asıl hikaye bu mektupta gizlidir. Mektup Altınay tarafından yazılmıştır ve anlatıcı olan ressama ulaşır. Henüz 14 yaşında olan Altınay hem yetim hem öksüzdür. Teyzesi ile yaşayan Altınay evde bir hizmetçi görevi görmektedir resmen. Teyzesi ona sürekli kötü davranır. Duyuşen askerden yeni gelmiştir. Bir Sovyet askeri olarak askerde sadece okuma yazma öğrenmiş ve köyde öğretmenlik yapmak istemektedir. Köydeki tepede, eski harap olmuş ve yıkık dökük
1000Kitap
İlk ÖğretmenCengiz Aytmatov · Elips Yayınları · 201310,7bin okunma