Azdahak İskender Pala’nın son kitabı “Azdahak”. Kitap isminin kökenine baktığımızda karşımıza İran ve Ermeni mitolojisi çıkıyor. Mitolojik anlatılarda Azi Dahaka, Zahak, Zohak,Dahaka gibi isimlerle bilinen Azdahak aslında vücudunda yılan ve akreplerle dolaşan bir şeytani figür. Bazı anlatılarda ejderha ve yılan olarak da tasvir edilir ve büyük yılan anlamına da gelir. Pala da bu mitolojik hikâyelerden yola çıkarak ilginç bir roman kurgulamış. Zaman olarak 1577 Osmanlı’sı seçilmiş. Ramazan ayının ilk gününde İstanbul semalarında görülen bir kuyruklu yıldız sonrası yaşanılan birtakım gariplikler, düzenlenen sapkın ayinler ve cinayetlerin ardına düşen Emanet ve Karabat’u doğrusu merakla okuyorsunuz.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve ben anlatımına hayran kaldım Kitapta özellikle annelik ile ilgili düşüncelerini cesurca dile getirmesi çok etkileyici! Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
İstibdat döneminin baş aktörü , döneminin nice sanatçısı tarafından ‘Kızıl Kafir’ olarak anılan eleştirilerin odağındaki II. Abdülhamit’i gelin bir de kendi ağzından dinleyin!
Az çok yazarın görüşlerini biliyorsanız eğer bu kitabı okuduktan sonra çok şaşıracaksınız. Kitapta anlatılanların sağlam kaynaklara dayandığını söyleyen yazar bu kaynakları da II. Abdülhamit’in dilinden kurgusal bir yapı çerçevesinde okuyucuya sunuyor. Gerçekten çok etkilendiğim bir kitap oldu! Bir solukta okudum.
Benim de Mahir Ünsal Eriş ile tanışmama vesile olan bir kitap “ Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde”. Gerçekten yazarın anlatımını çok başarılı buldum. Hem kişi tahlilleri hem olayların geçtiği yerleri capcanlı anlatışı hem de her hikayede akıcılığını kaybetmemesi yazarın diğer kitaplarını da alıp okuma isteğini oluşturdu bende.
İskender Pala’nın yine o eşsiz kaleminden çıkan macera dolu bir kitap! Osmanlı döneminden bahsettiğinden midir bilmiyorum okurken bana biraz İhsan Oktay Anar kitaplarını hatırlattı. Güzel kurgulanmış bir eser.