Kadını boynundaki tasmayla yaşamaya mahkûm eden uygarlığın çocuğu İngiliz Papaz Dor’un, “Bundan (1888) yüz yıl öncesine kadar Batı’da kadın, erkeğin sofrasına oturma hakkına sahip olmadığı gibi soru sorulmadan söze başlaması da caiz değildi. Kocası başının üzerinde kocaman bir sopa asardı ve karısı ne zaman emrine karşı gelirse onu kullanırdı. Erkek çocuklar ise analarına ev içinde bir hizmetçi kadından yüksek bir mevki vermezdi” itiraflarındaki zulüm şekilleri Batı’nın hanesinden alınarak İslâm’a fatura edilmek istendi.