Sinem Karaca

Sinem Karaca
@Sinem_Karaca
Fazlaca iğneleme ve mizah olduğu için farklı ve cesurca yazılmış roman...
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 13:49
Bazen konuyu mizahi bir anlatım ile daha güçlü verebilirsiniz, kimi zaman mizah yapmanıza da gerek yoktur olduğu gibi yazınca da mizah olur. Kemal Yılmaz da yazdığı Ben Bir Yalan Uydurdum adlı romanda bunu yapmış. Bizde pek rastlanmayan bir tekniktir tüm roman boyunca hiç kahraman adı kullanılmaması, daha çok olay örgüsü ağırlıklı yazıldığından da derin betimlemeler ve ağdalı dil kullanılmadan ve okuyanı hiç sıkmadan ilerlemekte. Daha önce okuduğum iki romanında da gördüğüm en büyük özellik ustaca becerilen merak unsurunu hep sıcak tutması. "Acaba ne olacak?" sorusunu soruyorsunuz ve elinizden bırakamadan kitabın sonuna geliyorsunuz. Dili son derece yalın ve akıcı sanki biri anlatıyor gibi bir hisle okudum. Roman Kumanya adlı bir ülkede geçiyor, başkenti Yersen. ("Kumanya - Yersen" çok şeyler de çağrıştırmakta.) Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ve halka sürekli yalanlar söyleyerek günü kurtaran ama yalan söylerken de inandırarak başarılı olan bir hükümet, aslında sıradan ve basit gibi görünen ama uydurulan yalanla büyük bir kitleyi umudun arkasından sürükleyenler, bir anda bambaşka bir yöne giden Kumanya adlı ülkenin başına gelenler... Bazı yorumlarda cesurca yazılmış ibaresi bulunmakta evet katılıyorum "cesurca yazılmış bir roman".
Ben Bir Yalan UydurdumKemal Yılmaz · Yeni İnsan Yayınevi · 202020 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
Benim için bu kitabın Türkiye'deki önemi bir dönem TV de gösterilen "Elveda Rumeli" adlı dizinin senaryosunu ilk bölümlerinin alındığı kitap. Dizi çok sevilmişti ama senaryonun bir kısmı işte bu kitaptan alınmış ( ya da dilim varmıyor başka bir şey) ve bu insanlara hiç söylenmedi. Yani dizi intihal... Sütçü Tevye dizide Ramiz dayı, sütçü Tevye'nin kızı terzi ile evlenir, sütçü Ramiz'in kızı da, hatta önce kasapla evlendirmek ister, kızına kıyamaz terzi ile evlenmesi için rüya görür ve karısına anlatır, tıpkı sütçü tevye'nin gördüğü gibi. Tevye'nin bir diğer kızı üniversiteli bir genç ile evlenir, Sütçü Ramiz'in kızı da, Tevye'nin bir diğer kızı Rus ile evlenir ve Tevye buna çok içerler, Sütçü Ramiz'in kızı da Makedon... Hatta köydeki çöpçatan Yente bile bu diziye konulmuş. Roman sinemaya uyarlandı, Türk sinemasında da çekildi. Ama televizyon dizisinde yer ve kişi adları değiştirilerek kim nereden bilecek mantığı ile yapılmış. Roman Çarlık Rusya'sındaki bir Yahudi köyünün sakin kendi halinde yaşamını anlatmakta. O dönemde Rusların ırkçı politikaları sonucu bir arada yaşayan komşuları ve Yahudi cemaati farklı bir duruma gelirler....
Damdaki KemancıSholom Aleichem · Remzi Kitabevi · 201883 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
Bir anı kitabı ancak bu defa anı sahibi Psikanalist, böyle olunca daha da ilginç hale geliyor. Yazılan vakaların gerçekliği hiç ve yaklaşımları okurken sizin kendi sorunlarınıza bakmanızı sağlayabilir, belki de vakalardan biri sizi anlatıyordur. Çevirmen yabancı kitapları sürükleyici, okunabilir bir hale de getirebilir, sıkıcı bir hale de o nedenle çeviri kitaplarda daha çok çevireni kutlamak gerek özellikle uzmanlık gerektiren bir dalda böylesine bir kitabı ülkemiz okurlarına sunabildiği için.
Bir Psikanalistin NotlarıGabriel Rolon · Diyojen Yayıncılık · 2018815 okunma
Fidanlar Büyütülmedi
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
12 Eylül 1980 darbesini halktan insanların bakış açısı ile sosyal ortamı da gözler önüne sererek anlatan gerçekçi bir bir roman Fidanların Büyütülmediği Mevsim .... Adı da kitaba ve konuya çok uygun, çünkü o dönemde öyle çok fidana kıyılmış ki. Kimi okulundan ayrılmış, kimi uzun yıllar hapislerde yatmış, kimi hastalanmış (bir tanıdığımız o yıllarda içeride kaldığından böbrek ve ciğerlerinden rahatsızlık çekerdi, makina mühendisi olacakken manifatura dükkanı açmıştı). O kadar çok mağdur var ki herkesin ya bir yakını, ya tanıdığı,ya da akrabası 12 Eylül tezgahından geçmiş. Romanda o dönemde yaşanan banker skandalları ile halkın dolandırılmasından tutun, gazetelerin çıplak kadın fotoğrafı koyma yarışına kadar detaylar ince ince ve sade bir üslupla işlenmiş. 12 Eylül yıllarında genç olanlar, orta yaşlılar anlatırdı "sıradan bir şey için içeri alınabilirsiniz ve aylarca içeride kalabilirsiniz" diye. İşte Fidanların Büyütülmediği Mevsim de böyle bir olay etrafında gelişiyor. Tırnovalı ailesinin babası Kazım Bey sudan bir sebeple içeri alınan oğlu Mehmet'i aramakta (aslında içeri alınıp alınmadığını da bilmiyor. Bu da 12 Eylül döneminin bir yapısı, kayıt altına alınmayan toplanan, meçhule giden insanlar) ve ararken yaşanan çaresizlikleri anlatmakta. İçeride olanların yaşadığı çaresizlik, işkenceler ise romanı çok farklı boyutlara taşıyor tüyleriniz ürperiyor, gözleriniz doluyor. Hem dönemi hem 12 Eylül darbesini anlayabilmemize yardımcı olan ve sonrasında size sorgulatabilen bu roman okunacak değerde.
Fidanların Büyütülmediği MevsimKemal Yılmaz · Yeni İnsan Yayınevi · 201824 okunma
Bu kitabı beğeneceklerine emin olarak arkadaşlarıma hediye edebilirim.
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 12:38
Kemal Yılmaz tarafından 2016 da kaleme alınmış. Ne yazık ki bu kitap ile geç tanıştım. 1000Kitap sayesinde ilgimi çekti. İstanbullu Elefteria sayfasında da İtalya'da yayınlandığını okuyunca merak ettim ve alıp okumaya karar verdim. İlk kitap ve yurt dışına açılmış. Türk okuyucu kitlesinin kaçırdığı okunması gereken romanlardan biri. Gerçek bir hikâyeden esinlenmiş, kitapla ilgili yorumlarda bahsedilmekte (Kitap Yurdu). Dil çok akıcı ve sade, betimlemeler uzatılarak konudan ayrılıp sonrasında da toparlanma ya da kopukluk yok. Geri dönüşler ve yakın tarihe gidip gelmeler arasında sıkılmıyorsunuz, aksine keyif veriyor. Kitabın en önemli özelliğinden biri de içinde hep canlı olan merak duygusu. Bu da acaba ne olacak diye diğer bölüme ondan da öteki bölüme geçmenizi sağlıyor ve bir solukta okunan bir kitap sonrası oturup düşünüyorsunuz. Sonu ise kolay tahmin edilemeyecek bir şekilde bitiyor. Asırlardır İstanbul'da yaşayan Rumlardan sıradan bir kadının hikâyesi. Ancak Kemal Yılmaz romanda o dönemi ustaca anlatarak yeni nesillerin bilmediği 6-7 Eylül 1955 tarihlerini acılarıyla, acı çekenleriyle ortaya koymuş. Romanı da önemli yapan unsurlardan biri de bu sanırım. Bir arkadaşıma hediye olarak alır mıyım? Evet.
İstanbullu ElefteriaKemal Yılmaz · Yeni İnsan Yayınevi · 201645 okunma