Zamanda yolculuk yapmaya şans tanıyan fakat kısıtlı -sadece bir fincan kahvenin soğumayana kadar- bir süre veren sandalye, şimdiyi değiştirmeye müsaade etmesede bu yolculuğun kalpde ki izini saklamaya izin veren bir kitap. Şimdi degiştirilemesede insanların kalplerini değiştirerek anlam kazanan bir sandalye.
Zaten belki bizlerin istediği de şimdiyi değiştirmek değildir. Kalbimizde hissetmeye ihtiyacımız vardır belki yarım kalmış, tamamlanmamış vedaların tamamlandığını. Son sarılmanın verdiği huzuru ve daha nice duyguyu*