"Tentürdiyot gibidir o, kanayan her yaraya devadır," derdi babam. Ve artık yaralar tentürdiyotla iyileşemeyecek kadar derinleştiğinde, yıllar geçip de tentürdiyotun özü uçup etkisizleştiğinde, unutulmuş ve anımsanmak istenmeyen bir anı gibi, zorla, bıkkınlıkla taşınan bir yük oldu.