Bir güvercin sayesinde hayatı değişir. Yalnızken, küçücük odasında huzur ve mutluluğu ararken, bir güvercin yüzünden monoton yaşamı altüst olur. Meğer bir güvercin, kaderini yazacak – hatta değiştirecek – kadar etkili bir rol oynuyormuş.
Jonathan, ailesini kaybetmiş bir adamdır ve bir bankada bekçilik yapmaktadır. Bekçi olmasına rağmen bir apartmanın çatı katındaki daracık odasında huzur ve mutluluğu arar. Hayatı oldukça monoton ve katı kurallarla çevrilidir. Ta ki bir iş çıkışı, koridorun sonunda bir güvercin görmesine kadar… O an, içindeki susturduğu duygular geri çağrışır.
“Bir güvercin, korku ve yalnızlık duygularını saklayan bir adamın hikâyesi!”
Yazar, sade bir anlatım kullanmış ve psikolojik çözümlemeleri muhteşemdir. Daha önce polisiye ve roman türünde kitaplar okumuştum ama bu denli etkileyeceğini beklemiyordum doğrusu.
Yazarı ayakta alkışlıyorum; çevirmen de işini oldukça iyi yapmış.
Kitapla kalın, hoşça kalın!