“KİM GEÇEN YIL EJDERHALARLA SFENKSLERİ VE BAŞKA HER TÜRLÜ İĞRENÇ ŞEYİ ALT ETMEK ZORUNDA KALDI? ONUN GERİ DÖNDÜĞÜNÜ KİM GÖRDÜ? KİM ONDAN KAÇMAK ZORUNDA KALDI? BEN!
“DEMEK TOPLANTILARA KATILMADINIZ, AMAN NE KÖTÜ! YİNE DE BURADAYDINIZ AMA, DEĞİL Mİ? BERABERDİNİZ! BENSE BİR AY BOYUNCA DURSLEY’LERDE TIKILDIM KALDIM! ÜSTELİK DE SİZİN YAPABİLDİĞİNİZDEN ÇOK DAHA FAZLASINI YAPMIŞTIM, HEM Dumbledore DA BUNU BİLİYOR - FELSEFE TAŞI’NI KİM ALDI? RIDDLE’DAN KİM KURTULDU? İKİNİZİ DE RUH EMİCİ’LERİN ELİNDEN ALAN KİM?”
“HARRY! Ron, burda işte, Harry burda! Geldiğini duymadık! İyisin, değil mi? Bize çok kızdın mı? Kızmışsındır eminim, mektuplarımız beş para etmezdi, biliyorum - ama sana hiçbir şey söyleyemezdik. Dumbledore söylemeyeceğimize yemin ettirdi; ah, sana söyleyecek öyle çok şeyimiz var ki, hem senin de bize anlatacakların var - Ruh Emici’ler! Duyduğumuz zaman - ve o Bakanlık duruşması - düpedüz rezalet, ben iyice araştırdım, seni atamazlar, atamazlar işte; Genç Yaşta Büyücülüğün Makul Kısıtlanması Kararnamesi’nde, hayatı tehdit eden durumlarda büyü kullanılmasına ilişkin hüküm -“
“Bırak da bir nefes alsın, Hermione,”
“Hayır, Harry, toplantı yalnızca Yoldaşlık üyelerine mahsus. Ron ve Hermione üst katta, toplantı bitene kadar onlarla bekleyebilirsin, sonra da yemek yiyeceğiz.” Çok önemli bir şey söyler gibi fısıldayarak ekledi: “Ve holde alçak sesle konuş.”
“Niye?”
“Hiçbir şey uyansın istemiyorum.”
“Nasıl ya-“
“Sonra açıklarım, şimdi acelem var, toplantıda olmalıyım - ama sana nerede uyuyacağını göstereyim.”
“Dışarı çıkıyoruz,” dedi.
“Pardon?”
“Biz-yani teyzen, Dudley ve ben-dışarı çıkıyoruz.”
“İyi,” dedi Harry ruhsuz bir sesle. Gözlerini tekrar tavana dikti.
“Biz yokken odandan çıkmak yok.”
“Tamam.”
“Televizyona, müzik setine ya da herhangi bir eşyamıza el sürmek yok.”
“Peki.”
“Buzdolabından yiyecek çalmak yok.”
“Tamam.
“Kapını kilitliyorum.”
“Kilitle tabii.”