Bazı davranışlar silinir, devam eden davranışlar ise şartlara göre değişir. En güçlü olan değil, en iyi adapte olan hayatta kalır. Ne kadar mükemmel olursa olsun, devamlılığı olmayan özellikler silinir. Tüm atalarımız çocuk sahibi olduğu için hayattayız ve bu nedenle beynimiz, bizi hayatta tutacak ve genlerimizi devam ettirecek davranışları sürdürmediğimizde aşırı tepki veriyor. Korna çaldığında irkilmemiz, acıkınca sinirlenmemiz, sevmesek de bir işte ömür boyu çalışmamız, bir ilişkimiz sonlanınca ölecek gibi hissetmemiz bu yüzden.
Eğitimde de aynısı geçerli olmalıdır. Jacotot'un ideal dersinde, sorular öğrencilerden gelir. İyi bir ders, en saçma sorudan başlar. Öğrenme sürecinde oldukça saçma sorular elenir ve gittikçe dersin verimini artıran sorular sorulmaya başlanır. Bir süre sonra her soru, konuda ne kadar ilerlenildiğinin kanıtı olacak kaliteye ve öğrencinin konuyu yönlendirmek istediği yönü gösterecek detaya ulaşır.
En yaratıcı eserlerin, sanatçıların en çok üretim yaptığı zamanlarda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Genlerin hayatta kalmak için varyasyonlu olarak sonraki nesle aktarılması gibi, sanatçının ürettiği pek çok alternatif arasından bir tanesi, sanatının o yönde ilerlemesini sağlar. Scott Adams şöyle der:
"Yaratıcılık, hata yapmak için kendinize izin vermektir. Sanat ise bu hatalardan hangisinin saklanacağını bilmektir."
Ama evrim sadece biyoloji için geçerli değildir. Biyolojinin temelini oluşturan aynı matematiksel yasa, doğada olduğu gibi kültürde, bilimde, sanatta, iş dünyasında ve her yerde hüküm sürer.
Bir canlıya bakıp "Madem öyle bu neden evrim geçirmiyor?" dendiği olur. Evrim, bir canlının hayatı içindeki değişimi değil; nesiller içindeki değişimidir.
"Evrim güçlü olanın hayatta kalmasıdır" dendiği olur. Güçlü olanlar değil, adapte olanlar hayatta kalır.