ANLAMSIZLIĞI TIRNAKLARIMIZLA OYMADIKÇA...
DOĞRUHABER GAZETESİ
Ayşe Cengiz
Bazı insanlar var ki dünyaya baş kaldırır. Daha küçük yaşlarda fark etmişlerdir bir yerlerde bir yanlışın olduğunu. Ama birçok insanın aksine bu durumu kanıksamazlar, baş kaldırırlar. Bir baş kaldırıştır belki de hayatımızı daha güzel yapacak olan. Toplu bir baş kaldırış... Kalıplaşmış düşüncelere ve dayatılan sistemlere... Hayatın trafik ışıkları olmayan yolunda, yürümeyi bırakıp uçmak, düşünerek kanat çırpmak... Kağıtlarda yazmayan ancak zihin levhasına kazınmış yanlışları ve dogmaları zihinden söküp atmaktır lazım olan. Sürü psikolojisinden kurtulmak, tam anlamıyla baş kaldırmak... Dokuz köyden kovulacağını, hor zihinlerin hor bakışlarına maruz kalacağını bile bile ... Bilinçli bir baş kaldırış...
Kapkaranlık dünyada zihinleri aydınlatan ve zihinlerimizi aydınlatmayı hayatlarının bir ereği haline getiren nadide insanlar var. Sesleri ne kadar kısılmak istense de “2+2=4” kadar hakikidir onların söylemleri. Yürüyüşleri su gibi yolunu bulur ve çağlara akar. İşte o nadidelerden biri de “Sayın İnsan, bir dakika düşünmez misiniz?” diye sesleniyor bizlere. Soy ismiyle adeta müsemma olan, büyük yürüyüşçü Nuri Pakdil...
Birçokları onu “Kudüs Şairi” olarak bilir. Zira Kudüs onun kol saatidir. Halbuki o kökleri Mekke, Medine, Kudüs ve İstanbul olan kolları tüm İslam coğrafyasını saran ulu bir çınar gibidir. Mekke onun nazarında sadece namazda yöneldiğimiz yer değildir, gönlü Mekke'yi kıble edinmiştir kendine. Medine Sevgili Peygamberinin varlığı sebebiyle özeldir. İstanbul hiç kopamadığı bir sevgilidir. Ama Kudüs denince içi sızlar, Kudüs onda gönül yarasıdır adeta. Tüm Müslümanların kalplerinde bu yara olmadıkça, “Kudüs" adı geçti mi yürekleri sızlamadıkça kurtulamaz Kudüs onun