KADİR EKİNCİ

149 - Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir. Nisa Suresi
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İşler Allah için yapıldığında neticesi me olursa olsun güzeldir hayırdır.
Soru sormak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. J. J ROUSSEAU
Yeni bir toplumun inşası için yeni bir insanın inşası kaçınılmazdır. Yeni bir insan Allah'a, kendisine topluma ve eşyaya karşı sorumluluğunun bilincinde ulaşmış, kendisi ile kavgalı değil barışık olan dahası kendisiyle ve rabbiyle tanışık olan, bir insan. Beşer olmaktan kurtulup insan olma şerefine eren, kendi saadetini üyesi bulunduğu insanlık ailesinin Saadet'in de gören, kendisine karşı yabancılaşmamış olan, Dolayısıyla hakikate karşı da yabancılaşmamış olan, kendi gerçek yüzünü Yürek aynasında seyretmekten kaçırmayacak kadar gerçekçi bir insan Bilmekle yetinmeyip tanıma düzeyine Erişen, hissetmekle yetinmeyip şuura Eren bakmakla yetinmeyip gören, işitmek ve yetinmeyip kavrayan, soyut bir inanç ile yetinmeyip inancını hayata dönüştüren, şirkten uzak durmakla yetinmeyip, İbrahim gibi putkıran, tövbe etmekle yetinmeyip Adem gibi cennetini arayan, şeytana uymamakla yetinmeyip şeytanı taşlayan, cesedini kurban vermekle yetinmeyip İsmail gibi nefsini kurban eden bir insan. Özgürlük ve güvenliğini imanla garanti altına almış kimlik ve kişiliğini Bedel ödeyerek bulmuş, İzzet ve şerefi vazgeçilmeyecek değerler arasında bilmiş, ham iken olmuş bir insan
DÜŞÜN YAYINCILIK·Kitabı okudu
Makale
Çok Güzel bir Makale şiddetle tavsiyemdir İslam’a karşı İslam Şehit Dr. Beheşti Hamd önde de sonda da anılmakla yeterince anılmayan, düşünülmekle künhüne varılmayan, methedildiğinde methi layığına eriştirilemeyen Yüce Allah’adır. Allah’ın salât ve selamı âlemlere rahmet Muhammed Mustafa ve onun tertemiz Ehl-i Beyt’i üzerine olsun… Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız. Böylesi bir makaleyi kaleme alırken gözlerimizin kapakları kapanmaya hasret kalmış ve acılara duçar olmuş bedenlerimizi doyurmakta zorlanıyor olsak da yüce Hak Teâlâ’yı Şerif’e olan umudumuz yıkılmadığından kalemimiz kendi mecrasını bulmaktadır. Böylesi bir makalenin İslam ümmetinin kendi içinde yapmaya korktuğu bir muhasebeyi gözler önüne sermek adına benim gibi ilmi ve kalemi gerçekten Hak Teâlâ’nın lütuf ettiği kadar ilerleyen biri tarafından kaleme alınması da elbette İslam ümmetinin açmazlarını göstermesi açısından manidardır. Yine de büyük belagat üstatlarının salık verdiklerini kendilerinin görmezden geldikleri, Nehc’ül Belaga’yı ezbere bilenlerin uygulamada neler yaşadıkları, Kuran hafızlarının İslam’ın açıkça yasakladığı alanlarda at koşturdukları hepimizin malumudur. Buna rağmen susmayı tercih edip, İslam tehlikedeyken birbirimizi takkiyecilikle suçlamaktan geri durmuyoruz. İftirayı kendimize, ümmete ve hatta Allah’a atıyoruz. Ancak iddia ediyorum tüm bunları İslam ümmeti yapsa da Muhammed – s.a.a. – in ümmeti bu değildir. Resul’ün(s.a.a) dini bu hiç değildir. Resul (s.a.a) bu dini bu hale düşmesi için getirdiyse, anlamsız hülyalar peşine düştü asırlardır canlar verenler, ama eğer O büyük efendinin, Allah’ın Resul’ünün hülyası adalet dolu bir dünyayı İslam bayrağıyla yaşatmaktıysa o zaman sesimizin soluğumuzun çıkmaması gafletin içine gömülüşümüzden, heyecanımızı maddeye satışımızdan,
1000Kitap