İngiliz Granville-Barker, “Bir sahneye koyucu, aktöre karşı sanki bir seyirciymiş gibi -ama ideal anlamda eleştirici bir seyirciymiş gibi- davranmalıdır” demekle, bence, doğru yolu bulmuştur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Seyirci: Kuşku yok ki, birçok tiyatronun geleneği, sahne üzerinde sanatçının yeterli bir saygı ile dizginlenmediğini gösteriyor.
Rejisör: Evet, tiyatro üstüne, tiyatronun sanattan yana cahilliği, bilgisizliği üstüne çok şey söylenebilir. Ama bir insan, şok neticesi ani bir sıçrayışla tekrar ayakları üstüne dikilme umudu olmadıkça, yerde serili yatan bir şeye ne tekme atar, ne de yumruk… Batı kesimindeki tiyatromuz yerde serili yatmaktadır. Doğu ise, hâlâ bir tiyatrosu olmakla övünür. Burada, bizim Batıda ise, tiyatro tek ayağının üstünde güçlükle durmaktadır. Ben bir Rönesans gözlüyorum.
Kısaca, Hamlet’in sözleri ile anlatmak istersek, şöyle diyeceğiz: İster halkın estetik duygusunu harekete geçirsin, ister kralın vicdanına el atsın, aslolan, önemli olan piyestir.