“Zenginler, tik tak eden saatlerin peşinden koşmak zorunda değillerdi; onlar, günün saatlerini avuçlarının içinde oynatıp zarif eldivenler gibi giyerler ve her günün içinden süzülerek geçiverirlerdi. Oysa fakirler için zaman, ne kadar çekiştirseniz çekiştirin asla yeterli gelmeyen birtakım paçavralardan, yırtık pırtık bez parçalarından farksızdı – ne ürperen teni örtmeye yarardı ne de biraz olsun sıcaklık sağlardı.”