"İnsanın sevdiklerinden ayrılması kadar kötü bir şey yok. Sevdikleri yanında olmayınca insan pek bir garip kalıyor." Jane Austen'ın Gurur ve Önyargı kitapıydı bu. Böyle anlamlı bir cümleye denk gelmek hoşuma gitmişti.
Küçüklüğümden beri, ne zaman canımı sıkan insanlar olsa kitaplara sığınırdım. Kendimi onların dünyasında hayal ederdim. Güçlü yapımı kitaplardaki karakterlere borçluydum. Kitaplar her zaman benim gizli sığınağım olmuştu. Kimsenin bilmediği gizli dünyama açılan kapıydı kitaplar. Yaşadığım bir olaydan ya da sevmediğim bir insandan kaçtığımda, gizli dünyama gitmek için kitapları ziyaret ederdim.
"Bu bana nasıl hissettirecek, orası meçhul," dedi "Ailemin bir çatı altında olmasını istiyorum. Sıcak, mutlu bir ailem olsun istiyorum ve bu yüzden boşanmamalarını diliyorum. Ama şu da var ki, her gün kavga etmelerine şahit olmaktan, birbirlerine iğrenç kelimeler söylediklerini duymaktan bıktım. Aile denen kavramın ne olduğunu unuttum ben. O yüzden belki de ayrılmaları bana daha iyi hissettirecek."
"Haklısın,"dedim."Genelde aileler çoçukları zarar görmesin diye boşanmamakta ısrar ediyorlar ama sürekli ettikleri kavganın çocukları daha çok yaraladığını göremiyorlar"