Neydi Hümanizm? İnsanlığı sevmekten Öte bir şey olmadığına göre, babanın yaptığı da siyasaldı ve insanlığın ilkelerini kirleten ve alçaltan her şeye başkaldırmak demekti.
Gerçeği söylemek gerekirse, aydınlanmış iyi niyetli insanların, bir 18. Yüzyıl ya da bir 1789 deneyiminden geçmemiş Avrupa ülkelerinde krallıkların ve dinlerin yıkılacağı güne dek yapmaları gereken daha çok şey vardı.
Teknoloji giderek doğayı denetimi altına aldığına göre, teknoloji yeni bağlantılar yaratıp iklim koşullarının üstesinden gelerek, ülkelerin bilgi alışverişi yaparak birbirlerini tanımalarını ve önyargılardan sayılmalarını sağlayacak ve bu, sonuçta ülkelerin kardeşliği'ne yol açacaktı.
Anavatanına iki buluşları nedeniyle saygı duyuyordu. Bunlardan ilki feodalizmin zırhını hurdaya çeviren 'barutun icadı', İkincisi de düşünceleri, daha doğrusu demokratik düşünceleri yaymaya yarayan 'matbaanın icadı'ydı. Bunlar ve geçmiş açısından Almanya'yı övgüye layık buluyordu ama aslında öbür ülkeler batıl inançlar ve bağımlılık içinde uyuklarken, aydınlanma'nın, kültürün ve özgürlüğün yolunu açtığı için kendi ülkesinin ödüllendirilmesi gerekirdi.
Feng Yang demiş ki; ‘Yanlış yola sevk edildiğinde ve şüphelerle doluyken bin kitap bile sana yetmez. Ama kavramayı başardığın zaman tek kelime sana fazla gelebilir.’